İtiraf ediyorum, ben oyum. Hani rüyalarınızda görüyorsunuz ya... Kim lan bu diyorsunuz. Benim işte o, benim! Aslında çok da kafanıza takmazsınız beni. Gördükten sonra hatırlarsınız anca. Ben de pek alınmam hani... Ne yapayım, peşinden koşacak değilim! Arada bi gelir selam veririm, ona da karşılık verin bi zahmet. Ayıb ayıb.
Boş zamanlarında milletin rüyalarına dadanmak dışında ne yapar bu kız, merak ediyorum derseniz... Gözlerim gökyüzünde, gökkuşağının ardındaki altın dolu sandığın peşinden koşuştururup duruyorum.
Son olarak insanlara bakış açımı merak ederseniz de -ki neden bunu merak ediyorsunuz anlamış değilim- Umut Sarıkaya'dan alıntı yapacağım size. -en azından ben öyle sanıyorum- "Gösterdiğim güleryüz bana siklenmemezlik olarak geri dönüyordu… Ya çok yüz göz oluyordum, ya da sert! Hiyerarşi dengelerini bir türlü oturtamıyordum. İnsan yönetmeyi sevmiyordum. Yanlış anlamayın insanları sevdiğimden değil… Eli var, kolu var insanın… Banane! Ne bok yerse yesin…"
~ Salı, Mayıs 29 ~
Kalıcı bağlantı
  • Ben: Dilara ya sen azot döngüsünü yapabiliyor musun? Anlatsana bana onu.
  • Dilara: Yok ya ben yapamıyorum onu, topraktaki bakteriler yapabiliyor ama.
  • Ben: Hııı...

~ Perşembe, Mayıs 24 ~
Kalıcı bağlantı

Aklıma düşüyorsun ister istemez. Seni engellemek çok zor. Ne istesen hep yaparsın. Sevmiş midim seni onu da hatırlamıyorum. Seni unutmaya o kadar koşullandım ki… Yarım kalan bir hikayenin kahramanlarıydık ikimiz. Hikayemizin sonu kuşların kanadı oldu, uçtu. Bir daha göremedik kuşları. Ve ikimiz de yeni kahramanlar olduk yeni hikayelerde.


~ Çarşamba, Mayıs 9 ~
Kalıcı bağlantı

Belki bilmiyorsundur ama

ben hâlâ seni seviyorum. Ya.


~ Salı, Nisan 3 ~
Kalıcı bağlantı

Uzun uzun konuşasım var.


Kalıcı bağlantı

6.372 yorum
reblogged via skach
~ Pazartesi, Nisan 2 ~
Kalıcı bağlantı
Kalıcı bağlantı
Kalıcı bağlantı
Kalıcı bağlantı
Kalıcı bağlantı